KUR’ÂN’IN MUHATABI İNSAN OLUNCA

Tagged:

Kur’ân’ın muhatabı insandır. Muhatap insan olunca, insanla alakalı her şey akla gelir.

İnsanın fizik dünyası, ruh dünyası, kalp âlemi, nefsi, duyguları, geleceği, geçmişi, yaşadığı anı, bütün zamanı; zaman öncesi, zamansızlığı, yani ebediyeti...

Kâinat, evren, âlemler, bilinen bilinmeyen dünyalar, içindekiler, dışındakiler; yıldızlar, galaksiler, semalar, semâ ötesi mekânlar, mekânsızlıklar, mekânın bittiği öteler...

Dünyaya nasıl bir âlemden geldik, nasıl yaratıldık, niçin yaratıldık, neden insan olduk, başka bir varlık olamaz mıydık? Görevimiz, sorumluluğumuz neler? Her şeyi hazır bulduk; dünyayı, içindekileri, yaşadığımız ortamı, bedenimizi, benliğimizi, duygularımızı...

Her şey önceden hazırlanmış, kurulmuşuz dünya sofrasına... Her istediğimize sahip olabiliyor muyuz, her arzu ettiğimizi elde edebiliyor muyuz? Yüzlerce, binlerce duygularımız var, ama neden bu dünyada onları tatmin edemiyoruz? Niye her dediğimiz olmuyor, her isteğimiz karşılanmıyor?

Yüce Yaratıcı, “isteme” duygusunu niye verdi? Anlaşılan o ki, bu dünya istek ve duygularımıza dar geliyor, mutlaka geniş bir yer olmalı?

•••

Dünyada insanca bir hayat sürmenin yolları nelerdir? Nereden öğreneceğiz, kimden öğreneceğiz? Yüce Kudret, yarattığı en mükemmel varlığı başıboş bırakmadığı, bırakmayacağına göre, dünyada nasıl yaşayacağımızı mutlaka bildirmiş ve göstermiştir.

Bir davete çağrılmışsak, davet sahibi nasıl hareket edeceğimizi mutlaka ayarlamıştır, davetlileri başka ellere teslim eder mi? Öyle ise doğumdan ölüme kadar hayatımızı hangi ölçülere göre belirleyip geçireceğiz?

Yaratıcı ile ilişkisi, yakınlığı, irtibatı, bağı ve birliği nasıl kuracağız? Onu tanımanın, Onu bilmenin, Ona ulaşmanın, Ona varmanın yolları nelerdir?

Dünyayı, evreni, kendimizi, geleceğimizi, ilgimizi çeken her şeyi merak ediyoruz da, bütün bunları elinde tutan, var eden, yaratan, gerçek sahibini ne kadar merak ediyoruz?

Bütün güzellikleri yaratanın güzelliğini, cemalini, kemalini nasıl göreceğiz? Her şeyi kendini tanıtmak ve bildirmek için yaratan Yaratıcıyı, isimlerini, isimlerinin tecellisini kavramak için bir kılavuz lazım, işte bu kılavuzu anlamak başta gelen en mühim meselemiz...

•••

Yüzlerce, binlerce peygamber gelmiş geçmiş, başlarına gelmedik kalmamış, çok ağır ve dehşetli imtihanlara maruz kalmışlar. Birçok mucize göstermişler, insanlara ve ümmetlerine önderlik ve rehberlik etmişler. Bazı peygamberlerin ümmetleri pek çok felaket, bela ve musibete uğramışlar?

Kur’ân’ın manasına nüfuz ettikçe vahyin muhatabı olan Efendimizi (a.s.m.) daha iyi tanıma imkânını buluruz. Çünkü en büyük eksiklerimizden birisi de Peygamberimizi Kur’ân’la tanımamaktır.

Peygamberimizin gerçek şahsiyeti, hayatı, mücadelesi, cihadı, tebliği, ahlakı, üstünlüğü, şefkati, merhameti, Allah’a olan yakınlığı, peygambersiz hiçbir şeyin olmayacağı, onu tanımadan yaşamanın boş ve abes olduğu Kur’ân âyetlerinin arasına girince anlaşılıyor.

Sözün özü, Kur’ân insanı hem dünyaya hazırlıyor, ona insanca, huzur içinde yaşama yollarını gösteriyor, hem de ebede, âhirete, öte âleme hazırlıyor, nasıl gidileceğini anlatıyor, orada nelerle karşılaşacağını haber veriyor. Sonsuzluğu kavramak için Kur’ân bizi kendine davet ediyor.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Son yorumlar

Anket

Sitemizde nelere öncelik verilmesini istersiniz: