Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu ayetini nasıl anlamalıyız?

Bir çok mahfilde konuşan insanlar bilginin ehemmiyyetinden bahsederken yukarıdaki ifadeyi kullanırlar.Ayeti kerimeden istidlal etmeleri güzel. Ancak mevlamızın bu ifadesindeki asıl maksad nedir?

Zümer süresi 9. ayet.fakat bu ayetden bir kaç önceki ayetlere bakmamız lazım.Esasen zümer süresi cennetlik ve cehennemlikleri ayrı ayrı sınıflara ayırdığı, bu hususları beyan ettiği için bu ismi almıştır. Surei celilenin başından itibaren halis dinin Allah için olduğunu ve bu hususda müşriklerin tavırlarını bir felaket karşısındaki halleri ile rahatladıkları zamanki davranışlarını bahsediyor.nihayet 6. ayeti kerimede bunun tam aksine halis Allah için ibadet edenlerin durumunu anlatarak,Evet öyle bir müşrik ile bir mümin arasında ne kadar fark vardır!.. bir kere düşünmeli! (yoksa o kimse ki) o mümin zat ki (gece saatlerinde) uyanık bulunarak ibadete devam eder, meşakketlere katlanır,riyadan uzak olarak tam bir samimiyyetle ibadet zevkine dalarak kulluk vazifelerini yerine getirmeye çalışır (secde edici ve kıyamda durucu olarak ahiret azabından çekinir) namaz gibi yüce bir ibadeti yerine getirmeye devam eder (ve Rabbinin rahmetini diler) ahiretde cennete girmeyi ve Allahın cemalini müşahede şerefine nail olmayı temennide bulunur.Artık böyle bir zat ile küfür ve ısyana mübtela bir şahıs bir olabilirmi? elbette olamaz.Ne mutlu öyle samimi,itaatkar mü’minlere. rasülüm.!(de ki hiç bilenlerle bilmeyenler bir olabilirlermi) Allahü tealanın birliğini,kudret ve azametini bilip kulluk vazifesini yerine getirenler ile böyle bir olgunluğa sahip olmayanlar aynı mertebede aynı faziletde bulunmuş sanılabilirlermi? Buna imkan varmı? (ancak saf akıl sahiplari düşünüverir) bundan ibret alırlar.

Yukarıda, birazda uzun sayılabilecek izahlar Ö.Nasuhi bilmen tefsirinden aynen alınmıştır.bunu okumak zannediyorum bu mes’eleyi anlamaya kafidir. Burada maksad sıradan her hangi bir şeyi bilen ile bilmeyenin bir olmayacağını anlatmak değildir. Bu husus zaten malumdur.marangozluğu bilen ile bilmeyen elbette bir olmaz. Fakat ayeti-kerimede hususiyle medhü sena edilen kullar var .O kullar neyi bildikleri için buna mazhar olmuşlar, o tarafa bakmak lazım.yoksa bunu umumileştirip ingilizceyi bilenler ve bilmeyenler balık pişirmeyi bilenler ile bilmeyenler bir olmaz gibi anlayarak gülünç duruma düşmemek lazım.Allahı, Rasulünü ve onların bilinmesini istedikleri bir çok şeyi bilen nice insan bazı dünyevi işlerden habersiz olabilir.bu gibi insanları, Allah yanında bilenlerden sınıfınamı dahil edeceğiz yoksa bilmeyenlerden sınıfınamı.?

Mantık ilminin okunması bu noktada ne kadar zaruri.

Nurettin Yerlikaya
İncemeseleler.com / Arşiv

Yorumlar

Bu da bir yorum

Bilen bilmeyen tasnifini siz mi yapıyorsunuz yoksa Yüce Allah mı? At gözlüğü gibi sadece bir açıdan bakılması halinde olay kısırlaşıyor.Konuyu hem Allahı bilmek hem de diğer ilimleri bilmek açısından ele almaz iseniz açıklamalar da hep tek yanlı ve güdük kalır.Ayetle verilen mesajın büyüklüğüne ve genişliğine rağmen eksik açıklanırsa insanların algılaması daraltılmış/zayıflatılmış olur.Bilmem anlatabildim mi? Cahil müslümanların dini istismar eden münafıklara oy vererek onların iktidar olmasına yarıyor bu tür eksik açıklamalar.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Anket

Sitemizde nelere öncelik verilmesini istersiniz:

Son yorumlar